top of page

Evlilikte Ailelerin Etkisi ve Çiftler Arasındaki Dengeyi Kurma Sanatı

Güncelleme tarihi: 16 Şub

Evlilikte Ailelerin Etkisi


Evlilik, sadece iki bireyin bir araya gelmesi değil, aynı zamanda iki farklı ailenin kültürel, sosyal ve duygusal bağlarını da içeren kapsamlı bir birlikteliktir. Ancak, bazı durumlarda çiftlerden birinin ya da her ikisinin ailelerinin ilişkiler üzerinde olumsuz bir etkisi olabilir. Ailelerin müdahaleleri, çocuklarına aşıladıkları düşünceler ve çiftin arasındaki dengeyi bozabilecek tutumlar evlilikleri zora sokabilir.


Bu makalede, çiftlerin karşılaşabileceği bu tür sorunları, olası etkilerini ve sağlıklı bir denge kurmak için nasıl bir yol izlenebileceğini ele alacağız. Gerçek hayattan örnekler ve diyaloglarla bu durumlara dair çözümler sunacağız.





1. Ailelerin İlişkilere Müdahalesi ve Çiftlerin Tutumu


Evlilik, bireylerin bağımsız bir hayat kurma sürecinin en önemli adımlarından biridir. Ancak, bazı aileler bu bağımsızlığı kabul etmekte zorlanabilir ve çocuklarının evliliklerine aşırı müdahalede bulunabilirler. Ebeveynler, bilinçli ya da bilinçsiz olarak çocuklarına kendi bakış açılarını empoze edebilir, eşleri hakkında olumsuz düşünceler aşılayabilir ve zaman zaman eşler arasında kutuplaşmaya neden olabilirler.


Bu müdahaleler genellikle şu şekillerde ortaya çıkar:


  • Ailelerin eşlerden birini açık ya da örtük şekilde eleştirmesi

  • Çiftin kararlarına sürekli karışılması

  • Taraflardan birinin ailesinin, diğer tarafı dışlaması

  • Aile baskısıyla eşlerden birinin diğerine karşı değişmesi

  • Anne veya babanın, çocuğunu haklı çıkarma eğiliminde olması


Yanlış Yaklaşım:


  • “Annem böyle istiyor, sen de ona uy.”

  • “Babam senin söylediğin gibi düşünmüyor, o haklı.”

  • “Sen neden annemle bu kadar sorun yaşıyorsun?”


Doğru Yaklaşım:


  • “Evliliğimizde kararları birlikte almalıyız, ailelerimiz rehber olabilir ama son kararı biz vermeliyiz.”

  • “Senin hislerini anlıyorum, ama annemin düşünceleri de önemli. Ortak bir nokta bulmalıyız.”

  • “Benim için önemli olan senin nasıl hissettiğin, birlikte bir çözüm üretelim.”


Örnek Diyalog:


Yanlış:


  • Ahmet: Annem, senin yemek yapma şeklinin çok sağlıksız olduğunu söyledi. Belki onun tariflerini denesen?

  • Zeynep: Ama ben kendi bildiğim gibi yapıyorum ve böyle daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.

  • Ahmet: Annem haklı bence, o yıllardır bu işi yapıyor.


Doğru:


  • Ahmet: Annem bazı önerilerde bulundu ama senin tarzın da gayet güzel. Belki birlikte yeni tarifler deneyebiliriz?

  • Zeynep: Evet, bence de ortak bir yol bulabiliriz.


2. Aileye Karşı Eşini Savunamamak


Bazı bireyler, eşleri haklı bile olsa anne ya da babalarının karşısında onların tarafını tutabilirler. Aileye karşı çıkmanın saygısızlık olacağı düşüncesi ya da duygusal bağımlılık nedeniyle bireyler, eşlerini yalnız bırakabilirler. Bu durum, evlilik içinde ciddi güven ve bağlılık sorunlarına yol açabilir.

 

Yanlış Yaklaşım:


  • “Sen abartıyorsun, annem seni kötülemek istemiyor.”

  • “Babamın böyle konuşmaya hakkı var, sonuçta o benim babam.”

  • “Aileme karşı çıkmamı bekleme, onlar benim için her şey.”

 

Doğru Yaklaşım:


  • “Eşim benim hayat arkadaşım ve onun hisleri benim için önemli. Ailemle dengeli bir iletişim kurmalıyım.”

  • “Annemin/babamın söyledikleri seni üzdüyse, birlikte nasıl bir yol izleyebiliriz?”

  • “Evliliğimizin güçlü olması için birbirimize destek olmamız gerekiyor.”

 

Örnek Diyalog:


Yanlış:


  • Ece: Annenin söylediği sözler beni kırıyor, ama sen hiç tepki vermiyorsun.

  • Mert: O sadece s

  • enin iyiliğin için konuşuyor. Sen de fazla alıngan oluyorsun.


Doğru:


  • Ece: Annenin söylediği şeyler beni üzüyor, bunu onunla konuşabilir misin?

  • Mert: Haklısın, bunu onunla konuşmalı ve nasıl hissettiğini anlatmalıyım.

 

3. Dengeyi Kurmak: Hem Aileyle Bağlı Kalmak Hem de Evliliği Güçlendirmek

 

Evlilik, iki insanın birbirine duyduğu sevgi ve bağlılığın yanı sıra, aile bağlarının da korunması gereken bir süreçtir. Ancak burada kritik olan nokta, çiftlerin kendi ilişkilerini birinci öncelik haline getirebilmeleridir. Aileler elbette çiftlerin hayatında önemli bir yer tutar; ancak, eşler arasındaki bağın sağlam olması, aile ile ilişkilerin sağlıklı yürütülmesinde belirleyici bir faktördür.


Çiftler, evliliklerinin birinci yılında veya yıllar içinde şu ikilemi yaşayabilirler: Bir yandan aile büyüklerine karşı olan bağlılıklarını devam ettirmek, diğer yandan kendi çekirdek ailelerini inşa etmek. Bu dengeyi kuramayan çiftler, zamanla ya aile baskısı altında ezilir ya da ailelerini tamamen hayatlarından çıkarmak zorunda kalırlar. Oysaki ideal olan, hem eşler arasındaki bağı güçlendirmek hem de ailelerle sağlıklı sınırlar çerçevesinde bir ilişki sürdürebilmektir.

 

Bu noktada şu prensipler oldukça önemlidir:

 

Öncelikleri Belirlemek: Evlilik, bir ortaklık ilişkisidir ve öncelikli olan eşlerin mutluluğu, güveni ve huzurudur. Aile büyükleri elbette önemlidir ancak çiftlerin kendi kararlarını alabilmeleri ve bağımsızlıklarını koruyabilmeleri gerekir.


Ailelere Karşı Açık ve Net Olmak: Aile bireyleri, çiftin sınırlarını bazen bilinçli bazen de bilinçsiz şekilde ihlal edebilirler. Bu noktada çiftler, sınırlarını net bir şekilde çizmelidir. Ancak bunu yaparken aileye karşı sert ve suçlayıcı bir tavır takınmak yerine, anlayışlı ve sevgi dolu bir dil kullanmak daha etkili olacaktır.


Birbirini Desteklemek: Eşlerin aile müdahaleleri konusunda birbirine destek olması çok önemlidir. Eşlerden biri ailesi tarafından baskıya uğradığında, diğer eşin ona destek vermesi, "Biz bir takımız." mesajını vermesi gerekir. Birbirine destek olmayan çiftler, zamanla yalnızlık ve güvensizlik hissine kapılabilirler.


Sağlıklı sınır koyamayan çiftlerde zamanla şu gibi problemler ortaya çıkabilir:

 

  • Eşlerden birinin, kendi ailesinin müdahalelerine sürekli boyun eğmesi ve eşini yalnız bırakması

  • Çiftler arasında iletişimsizlik ve güvensizlik hissinin artması

  • Ailelerin her konuda haklı olduğunun düşünülmesi ve eşler arasında karar alma süreçlerinin bozulması

  • Eşlerin, aile baskısından kaçınmak adına iletişimi kesmesi ve çatışmaların derinleşmesi


Oysaki bu durumları önlemek için, ailelerle olan iletişimde sağlıklı sınırlar belirlenmesi ve çiftlerin birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Eşlerin birbirini anlamaya yönelik çaba göstermesi ve aile bireylerine karşı net ancak saygılı bir tavır sergilemesi, uzun vadede daha sağlıklı bir evlilik ilişkisi kurulmasına yardımcı olacaktır.

 

Sonuç


Evlilikte aile etkisini doğru yönetmek, çiftlerin ilişkilerini sağlıklı ve güçlü tutmalarını sağlar. Ailelerin müdahalelerini yönetebilmek, çiftlerin birbirine olan güvenini artırır ve uzun vadede daha sağlam bir birliktelik oluşturur. Unutulmamalıdır ki, evlilik bağı, çiftlerin birlikte inşa ettiği bir köprüdür ve bu köprüyü sağlam tutmak, karşılıklı sevgi, saygı ve anlayışla mümkündür.

Comments


bottom of page